ukalalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ukalalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Google reklam verenden ne ister?

0 yorum

Google'a reklam vermeyi düşünen veya veren herkesin bilmesi gereken bir şey var. Google sizden sadece paranızı istemiyor; kendi hizmetinin kalitesini arttırmanızı istiyor. Yani arama sonuçlarıyla alakalı olan, insanların dikkatini çeken ve tıklanan reklamlar vermenizi istiyor.

Reklamların da arama sonuçları gibi faydalı olmasını istiyor Google ve böylece uzun vadeli kullanıcı deneyimini de garantilemiş oluyor. Kalitesiz reklam verenlerin reklamlarını, ne kadar para verirlerse versin, bir süre sonra yayınlamamaya başlıyor ve böylece kullanıcıları da alakasız reklamları daha az görüp, Google'a daha çok güveniyor.

Verilen reklamlar, aranan kelimelerle ne kadar alakalıysa, Google o kadar az para alıyor o reklam için. Bu alakanın tespit edilmesi için de, reklamın tıklanma oranına, reklama tıklayanların Google'a geri dönüp dönmemesine, ve biraz da aranan kelimelerin reklam metninde geçip geçmemesine bakılıyor.

Googleda markaya reklam vermek

4 yorum

Google'da kendi markamı arattığımda zaten en yukarıda ben çıkıyorum, neden bir de reklam verip paramı boşa harciyim diyor olabilirsiniz. Ama büyük bir şirketseniz ve büyük markalarınız varsa, üstelik Google'da insanlar sizin markanızı ararken onlara reklam gösterme şansınız varken, cimrilik yapıp orada reklam göstermemek bana aptalca geliyor. Hele hele insanlar televizyonda sevdikleri bir diziyi izlerken aralarda onlara markamı göstereyim, sloganımı söyleyeyim diye yırtınıp kesenin ağzını açan bir markaysanız ortada işini yanlış yapan birileri var demektir.

Ben işin teknik kısmında birisi olarak, bir şirketin kendi markasına çok çok düşük tıklama başı maliyetlerle reklam verip, yüksek tıklama oranları sayesinde tüm AdWords hesabının kalitesini yükseltebileceğini ve böylece diğer kelimelerde de daha ucuza reklam vererek toplam maliyeti düşüreceğini anlatabilirim uzun uzun ama bunun etkisi olacağını sanmıyorum.

Değişmesi gereken, insanların olaya bakış açısıdır. Maarifet çok para verip kolay yöntemleri kullanmak değil, az para verip yaratıcı yöntemler kullanabilmek. Bir pazarlama müdürünün işi para harcamak değil, etkili reklam yapmak olsa gerek!

İnternette giysi satışı

0 yorum

İnternet üzerinde alışveriş ilk ortaya çıktığından beri sık sık duyduğumuz klişe bir laf vardır: "İnternette kıyafet satılmaz, çünkü insanlar dokunmadan, denemeden giysi satın almaz." Halbuki kazın ayağı öyle değil.

İnterneticaret isimli e-ticaret blogunda yazıldığı üzere son yıllarda İnternet üzerinden en çok satışı yapılan ürünler giyim ürünleri. Burada ciro hesabı yapıldığı için, aslında birim maliyeti elektronik ürünlere göre daha düşük olan giyim ürünlerinin adet olarak çok daha fazla satıldığını da anlayabiliriz.

Google'da giyim aramalarının neredeyse elektronik eşya aramaları kadar çok olduğunu düşündüğümüzde, insanların İnternet üzerinden giysi almaya o kadar da soğuk bakmadığını hatta tam tersine epey ilgilendiklerini söyleyebiliriz.

İnsanların dokunmadan alışveriş yapamadığını söyleyenler de, İnternetin ne olduğunu hala tam anlayamamış, kendisi İnternetten alışveriş yapmaya korktuğu için herkesin korkacağını zanneden, bence önemsenmemesi gereken insanlar.

Pazarlamada Google'ı etkili kullanmak için 10 öneri

1 yorum

Google sadece bir arama motoru değil, bir tecrübedir. İnsanlar onu hayatlarındaki süreçlerin içine sokar ve ona güvenirler. AdWords reklamı verenler de sadece bir mecra olarak değil, kullanıcı deneyimi geliştirebilecekleri bir ortam olarak görmelidirler burayı.

Eğer internette varolmak, iş yapmak istiyorsanız Google'ın size sunduğu imkanları en iyi şekilde kullanmalısınız. İşte benim size önerilerim:

1- Hem arama sonuçlarında hem sponsor bağlantılarda olun. Çünkü 1+1=3. Bir Google aramasında iki bağlantınız varsa insanlar sitenize çok daha fazla güvenir.

2- Kolay bulunabilecek bir siteniz olsun. Siteniz sizi ve ürünlerinizi en sade biçimde anlatsın. Özgün içeriği olsun. Alakalı diğer sitelerden bağlantılar alsın. Sitenin adresi anlaşılır olsun...

3- Tüm ürünleriniz kolay bulunur olsun. Sadece ana sayfanızı değil, tüm ürünlerinizin sayfalarını kolay bulunur yapın. Reklamlarınızı hep ana sayfaya yönlendirmeyin. Hepsiburada.com'a gidenlerin çoğu ana sayfayı değil, ürün sayfalarını görmek için gidiyor.

4- Yatırımın geri dönüşünü hesaplayın. Özellikle Google'da reklam yapıyorsanız, her tıklamanın size bedelinin ne olacağını ve sizin bu gelen tıklamalardan ne kazancınız olacağını hesaplayın. Televizyon satmak için kullanabileceğiniz parayı saat satmak için kullanmayın.

5- Kaliteli reklamlar yaparak fiyatları düşürün. Kullanıcılara değil kullanıcılar için reklam yapın. Google reklam sistemi, aynı aramada olduğu gibi kullanıcı deneyimini arttırmayı amaçladığı için, kaliteli reklamları ödüllendirir. Alakasız bir reklam için tıklama başına 1 lira vermeniz gerekirken, konuyla alakalı bir reklamı 5 kuruşa verebilirsiniz.

6- Google, pazarlama stratejinizin bir elemanı olsun. Televizyon için reklam yapıp, sonra da bunun için bir de AdWords yapalım demek çok akıllıca değil. Çünkü senin televizyondaki reklamını görenler internete girdiğinde doğrudan sana gelmeyecek, önce Google'da aratacak. Halbuki önceden siteni hazırlasan, SEO yaparak Google'a güzelce tanıtsan, TV reklamında geçecek kelimelere reklam versen, yatırımından alacağın geri dönüş o kadar yüksek olur.

7- Bütçelerinizi dönemselliği göz önünde bulundurarak belirleyin. Her kelime Google'da aynı arama trendine sahip değil; bazıları yıl boyunca sabit, bazıları yazın yoğun, bazıları haftasonları, bazıları akşamları. Eğer Google AdWords kullanacaksanız, hep aynı bütçeyi ayırmanız yeterli olmayabilir. Bir de organik artışı sayarsak sürekli bütçenizi arttırmanız gerekeceğini düşünerek belki de yıllık bir plan yapmak gerekecek.

8- Sizi aramayanlara da ulaşın. Google deyince insanın aklına tabi ki arama geliyor, ama Google'ın reklam programı sadece arama üzerine değil. Branding yani marka imajı için de reklam yapabilirsiniz Google'da. Ya da cross-marketing (çapraz-satış). Mesela "telefon kodu" arayan birisine "Herkes Turkcell'de" diye reklam yapılabilir. Ya da cep telefonlarıyla ilgili sitelerdeki AdSense alanlarında Nokia'nın yeni modeli için banner reklam verilebilir.

9- Rakiplerinizle yarışın. İnternet'te ve Google'da herkese yetecek kadar ala var. Rakiplerinizi güçlü olduğu yerlerde pes etmeyin, siz de orada olun. Arama sonuçlarında ilk sayfada genelde 10 farklı site listeleniyor. Aynı şekilde aramalarda 10 tane AdWords reklamı gösterilebiliyor. Üstelik rakibiniz çok veriyor diye sizin de çok vermenize gerek yok. Eğer kaliteli bir reklam yaparsanız, daha az vererek rakibinizi üstünde bile reklam çıkarabilirsiniz.

10- Google ürünlerini kullanın. Genelde Google ücretsiz ürünleriyle tanınır. Bunları pazarlama için kullanın. Google Maps'te iş yerinizi gösterin, YouTube'te vidyolarınızı izletin, Picasa'da resimlerinizi gösterin, Blogger'da blog yazın, ...

Ben seni mi aradım?

1 yorum

"Sağlık aramasında en üstte çıkmak istiyoruz." der bazı reklamcılar. "Peki sağlık diye arayanlar senin reklamını görmek istiyor mu?" diyesi gelir insanın.

Düşünün bir: "sağlık" diye kim arar? neden arar? Sağlık ocağı arayanlar olabilir, sağlık memurları olabilir, sağlık bakanlığı sitesini arayanlar olabilir... Muhtemelen bunlardan hiçbiri sizin zayıflama haplarınızı almak için can atmıyor. Hatta sağda çıkan o reklamın kendi aramasıyla alakalı olduğunu bile düşünmüyor.

AdWords Kullanıyor musunuz?